Finlandiya Tarihinin En Karanlık Günlerini Yaşanırken 80 Bin Finli Çocuğu Tahliye Eden Kahraman

Savaşlar geçmişten bugüne büyük yıkımlara sebep olmuş, en büyük ve güçlü devletlerin bile düzenini bozmuştur. Bugün Büyük Sovyetler Birliği ve Finlandiya arasında yaşanan Kış Savaşı’nın Fin çocukların hayatını nasıl etkilediğini ve köklü değişimlere sebep olduğunu inceleyeceğiz.

30 Kasım 1939’da, bir ülke sınır olayı ve iki ülke arasında yüksek tansiyonlar nedeniyle Sovyetler Birliği, Finlandiya’ya saldırdı.

Beş ay savaşın içinde Finlandiya için durum parlak görünmüyordu ve 22 binden fazla Fin hayatını kaybetti.

Bu nedenle Finlandiya hükümeti komşu ülkeleri olan İsveç’e, savaş bitene kadar çocukları ağırlayıp ağırlayamayacaklarını sormaya karar verdi.

İsveç, bu çocukları savaş bitene kadar evlerinde ağırlayacak ve onlara bakacak İsveçli ailelere yerleştirme planı hazırladı. Ancak sadece 10 bin Fin çocuğuna ev sahipliği yapabildiler.

1941’de artık İsveç’in Finlandiyalı çocukları barındırmaya istekli daha fazla ailesi vardı.

Ancak sorun Finlandiya’nın artık nakliye masraflarını karşılayamaması ve masrafları karşılama işini İsveç’e bırakmasıydı. Daha sonra ise Finlandiyalı çocuklar, boynunda isminin yazdığı bir etiketi olacak şekilde, iyi yapılandırılmış bir sistem aracılığıyla İsveç’e gönderildi.

Bu sırada ise Finlandiya, olması beklenen savaş bölgesi haline geliyordu,

Asıl mesele yiyecek erzaklarının çok çabuk tükenmesiydi. Neyse ki, Kızıl Haç derneği hem yiyecek hem de giyecek konusunda mümkün olduğunca yardımcı oldu.

Amerika Birleşik Devletleri de, Finlandiya’nın iki güçlü ulus arasında sıkışıp kalmış bir ülke olduğunu düşünerek Finlandiya’ya yardım etmek istedi.

Ancak, erzaklar İngiltere’ye ulaştığında, İngilizler Finleri Mihver Devletleri’nin bir parçası olarak gördüğü için Finlandiya’ya gönderilmedi. Fin çocuk hareketinin ana yöneticisi Elsie Bruu idi. Ancak 1942’de Finlandiya hükümeti, Fin nüfusunun hareketini eleştirmenin yasaklandığı bir yasa çıkardı.

Savaşın sonunda, çoğu İsviçre’deki ailelerin yanına yerleştirilen yaklaşık 80 bin çocuk Finlandiya’dan gönderildi.

Fakat asıl zorluk, bu çocukların geri gönderilmesi ve gerçek aileleriyle yeniden birleştirilmesiydi çünkü geçici ‘evlat edinen ebeveynler’ bu çocukları biyolojik ebeveynlerine geri vermek istemedi.

Diğer yandan 1946’da yapılan bir araştırma, İsveç’e gönderilen 600 Fin ailesinin sadece 200’ünün çocuklarını geri istediğini gösterdi.

Bazı çocuklar biyolojik ailelerini unuttu, bazıları İsveç sisteminde okudu veya ana dillerini hiç öğrenmedi. Hatta bazıları her zaman İsveçli olduklarını düşünmeleri için manipüle edildi.

Finlandiya Büyük Elçisi Tynne Leivo Larsson, Finlandiyalı çocukların ülkelerine geri gönderilmesi için özel bir komite oluşturarak ülkelerine geri gönderilme çabalarını teşvik etmeye çalıştı.

Ancak sorun, savaş sırasında yaşanan çok sayıda kayıp nedeniyle Finlandiya nüfusunun normalden çok daha düşük olmasıydı. Bu yüzden Finlandiya’nın ülkeyi yeniden inşa etmek için gelecek nesillerine ihtiyacı vardı. İsveç’te kaybedilen çocuklar, savaşta kaybedildikleri için Finlandiya hükümetine aitti.

Öte yandan, daha iyi bir yaşama sahip olmak için çocuğunu vermek için bu kararı verenlerin zaten biyolojik ebeveynler olması gerekiyordu.

Birçok tarihçi bu konudaki faydacı bakış açısına katılıyor ve buna katılmak ne kadar zor olsa da, çocuklar savaştan sonra anne babalarıyla birlikte ülkelerine geri gönderilselerdi savaştan sonra bile yaşamlarının tehlikede olacağına inanıyorlar.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x